MARKA SAHİBİNİN HUKUK VE CEZA MAHKEMELERİNDE AÇABİLECEĞİ DAVALAR VE TALEPLERİ
Marka, bir teşebbüs tarafından sunulan mal ya da hizmetlerin diğer teşebbüslerinkinden ayırt edilebilmesini sağlayan unsurlardır. Marka başvurunuzu bizzat kendiniz ya da Türk Patent Enstitüsü sicile kayıtlı olarak iş gören marka vekilleri aracılığıyla yapabilir, markanızı koruma altına alabilirsiniz. Burda dikkat edilmesi gereken önemli bir konu, ticari ünvanın ticaret siciline tescili farklı bir konudur. Bu tescil işlemi markanızı koruma altına almaz. Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescili gerçekleştirilen bir marka başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 10 yıl süre ile korunmaktadır. Bu sürenin bitiminde yenileme işlemi yapılarak markanın korunmasına devam edilir.
Markanız tescil ettirdikten sonra bazı kişiler sizin izniniz olmadan marka hakkınız ihlal ederse bu durumda elinizde hukuki imkanlar bulunmaktadır. Bu imkanlardan sizlere aşağıda kısa bir şekilde bahsedeceğim.
Marka sahibi olarak noter kanalıyla ilgiliye ihtarname gönderebilir ve bu ihtarnamede bir süre tanıyarak tescilli markanızın ihlalini gerektiren her türlü işlemden uzak durmasını, hukuki hakkınızın saklı olduğunu belirtmek şartıyla karşı tarafa iletebilirsiniz. Delil tespiti davası açarak markanıza tecavüz fiillerinin tespitini isteyebilirsiniz. Markanıza olan her türlü tecavüz fiillerinin durdurulmasını talep edebilr, üretime yarayan veya kullanılması ceza gerektiren bu araçlara el koydurabilirsiniz. Bu el konulan ürünlerde markaların silinmesini veya şartlar uygunsa imha edilmesi yönünde talepte bulunabilirsiniz.
Tescilli marka sahibi olarak en doğal haklarınızdan biri olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilrsiniz. Bu talebinizin dışında yoksun kaldığınız kazancıda talep edebilirsiniz.
Tescilli marka sahibi, Cumhuriyet Savcılığına, bu suçu işleyenler hakkında şikayette bulunabilir , Savcılık kararıyla güvenlik güçlerince taklit ürünlere el konulmasını ve taklit ürünleri üretenler ve satanlar hakkında kamu davası açılmasını talep edebilir.